İmamın Kızı ( %100 yaşanmıştır )
Dördüncü gün eşimle otelin havuzuna gittik. Havuzda bir turist kafilesi vardı. Biz de otelin hemen yanındaki plaja gittik. Uçsuz bucaksız plajda çok fazla insan yoktu tek tük insanlar vardı. Sahil kumsalın hemen arkasında da zeytinlikler vardı… Biraz denize girdik. Sonra şenzlooglara uzanıp güneşlenmeye başladık. Eşim gözlerini kapamış yatıyordu, ben de etrafı kolaçan ediyordum. Biraz sonra bir minibüsle 18/19 yaşlarında tesettürlü genç bir kızla sarı bıyıklı 25 yaşlarında bir adam 20 metre kadar ötemize geldiler. Sonra zeytinlikte kayboldular. Biraz sonra o tesettürlü genç kız, l****a mankenlere taş çıkartacak vücuduyla yalnızca beyaz külotu ve sutyeniyle ortaya çıktı, adam da yanısıraydı. Kız sarışın, çilli, zayıf ve uzun boyluydu. Biraz Tuğba Ünsalı andırıyordu. Denize girip çıktılar. Kız denizden dönerken görkemli üçgeni belli oluyordu, adeta çılgına dönmüştüm. Kız arkasını dönerek sutyenini çıkardı, elleriyle memelerini kapatarak yeniden denize girdi. Denize girince ellerini memelerinden çekmişti, denizin memelerini kapattığını düşünüyordu ancak dalgalar vurdukça tüm güzelliği ortaya çıkıyordu. Ben olanları çaktırmadan hayretle izliyordum. Eşimsa çoktan uyumuştu. Aradan yarım saat geçti. Adamın cep telefonu çaldı kücük bir konuşma yaptı ve güneşlenen kıza hadi kalk gidiyoruz dedi. Kız omzunu silkiyordu. Adama besbelli kızı ikna edememişti. Adam bana yardım ister gibi bir el işareti yaptı. Ben de kalkıp adamın yanına gittim. Birader, biz buranın köylüsüyüz, yeni evlendik. Benim şuan bir şehre gitmem gerekiyor.
Buralar biraz ıssız sakin. Eğer siz de buradaysanız, eşimın da kalmasına izin vereceğim dedi. Ben de Tabii, tabii. Biz de yeni evlendik. karının keyfini bozma. Hadi git gel sen için rahat olsun.” dedim. Adam gitti. Ben de yerime dönüp eşimı uyandırıp Başına güneş geçecek. diyerek odaya gönderdim. Sonra güneş yağını alıp l****amın yanına gittim. Sen açık tenlisin, güneş seni kavurur. Gel biraz gölge bir yere geçelim.” dedim. Kız hemen kalktı. Biraz gerideki zeytinliklerin altına geçtik. Biraz ürkekti. “Ben kocana söz verdim, sana göz kulak olacağım.” dedim. Bir iki espri yaptıktan sonra kız rahatladı. Sonra reaksiyonsini ölçmek için biraz güneş yağını elime döküp tenine değdirdim. Bir reaksiyon vermeyince devam ettim. Omuzlarını, göğsünü, karnını derken kasıklarına kadar geldim. Muhteşem üçgene ulaştığımda o da bana sarıldı. Deliler gibi öpüşüyor, zeytinlikte yuvarlanıp duruyorduk. Biraz toparlanınca daha güzel bir yere geçtik. Kazık gibi olmuş yarağımı şortumdan çıkardı. Yalıyor, somuruyor, emiyordu. Zamanımız da azalıyordu. Benim sabrım kalmadı, hemen yatırdım, tıraşlı görkemli amına sikimi yerleştirdim. Bir iki atılımden sonra tamamiyle kızın içindeydim. Ben gidip geldikçe, kız zevkten başını sağa sola sallıyordu.
Ben gürültü olmasın diye ağzını kapattığım için sesi duyulmuyordu. Çılgın öpüşmemiz ikimizin de sarsılarak boşalmasıyla sona erdi. Kız ağlamaya başladı. Ben önce kızı incittiğimi düşündüm. Fakat, olağanüstü, kız zevkten resmen ağlıyordu. Ağlarken “harikaydı ya, çok süperdi..gibi şeyler söylüyordu. Hemen giyindik. Kız daha sonra öğrendimki imamın kızıymış. Bir iki erkekle dolaşınca imam kızı hemen köyün minibüsçüsüyle evlendirmiş. Kocası daha serbest davranmasına izin veriyormuş, ancak normalde çok kıskançmış. Sen hemen git. Kıskanç kocam ikimizi de öldürür.” diyerek beni gönderdi. Gitmeden önce cep telefonumu verdim. Ama daha sonra beni hiç aramadı..